Dayanisma ve Paylasimin Adresi
 
Yayında :
Reklamlar
 
 
GOPSENTV DAYANISMA VE PAYLASIMIN ADRESI                  
Cumhuriyet Döneminde Köyün Durumu

’’Göpsen’den Yaylacık’a, Yayalcık’tan günümüze adım adım Asimilasion’’ 

Bizim yaşıtlarımız belki tam olarak hatırlayamaz,  bizim nasıl ’’YAYLACIK’’ olduğumuzu.???

Bende çok az hatırlıyorum. Aklımdan kaldığı kadarıyla, o çevre köylerin çoğunda aynı bahane ile uydurma isimler bulunurak tüm köylerin isimleri değiştirildi.

Bahane şuydu:

Bu köylerin isimleri eskimişti, köylerin konumlarına ve doğal güzelliklerine uymuyordu. Bu isimlerin derhal değiştitrilmesi gerekirdi ve de yapıldı.

Başta bizim o dönemki muhtarımız olmak üzere bu değişiklik o zaman herkese çekici gelmişti ve hemen dört elle sarıldılar ‘Göpsen’i unutturmak için büyük çaba harcadılar.

Bir de bu özelliklere ‘karşındaki Göpsenli mi?’ sözü de kötü anlamda kullanılınca süreç daha da hızlandırıldı. İşte böylece önce ismimizi elimizden almış oldular.

Dahası gelecekti. Bununla yetinmediler, daha çok şeylerin değişmesi gerekiyordu. Ortaköy ilçe olmadan önce de Göpsen aynı yerinde idi. Ne yapılmalıydı, ilçenin yolu bu ‘ALEVİ ve KÜRT’ köylerden geçmeliydi ve bu köylerde olup bitenler kontrol altına alınmalıydı ve kontrollü değişmeliydi bu köyler.

Yol yalnız başına yeterli değildi, okulda olmalıydı; ve hemen karar verildi, Göpsen’e okul yapıldı herkes çok sevindi ve canla başla çalıştı, ‘kendileri okuyamamışlardı, çocukları mutlaka okula gitmeliydi ve büyük adamlar olmalıydılar.’ 

İmece usulu ile ellerinden geleni yaptılar. Köye ilk gelen öğretmen, çocukların ana dillerini konuşmalarını yasakladı; bahane hazırdı: Eğer güzel Türkçe konuşmazlarsa büyük adam olamazlardı.’ Çocukların peşine de çocuk hafiyeler taktılar, çeşitli ceza yöntemleri geliştirdiler, korku ve baskı yöntemleri ile beyinlerimize kazıdılar.

Bizde öyle bir etki yaptı ki isimlerimizi bile değiştirdik, çocuklarımıza modernlik, yenilik adı altında tamamen onların istediği isimleri koyduk, sonra da bunlarla övünür olduk. Ve dilimizi de unuttuk.

Bunlarda yeterli değildi, herşeye rağmen tam istedikleri gibi omamıştı, birşeyler daha yapılmalıydı: Yine bahane bulundu: Yaylacık yerleşim olarak kırsal bir bölgede, suyu yok elektriği yok, ulaşım sorunu da vardı, en iyisi ‘göçmelisiniz’ dediler.

İstanbul’un taşı toprağı altındı ama Avrupa pırlantaydı, orada iş ve aş bulmak hiç sorun değildi. En iyisi başta YAYLACIKLILAR olmak üzere, çevre köylüler buna özendirilmeliydi.

Kimse demedi ki  ‘baraj yapalım, kredi verelim, tarımınızı geliştirelim burada kazanın, kendinize yeterli hale gelin, gurbet ellerde sürünmeyin....!’ 

Çünki bu insanların öyle ya da böyle değişmesi gerekiyordu, kendilerinin yapamadıklarını sömürgeci yandaşlarının yardımı ile yapacaklardı.

Tüm bunlar yetmiyordu, daha neler yapılmalıydı diye hep planlar yaptılar ve bizim adımıza bizim için karar aldılar.

Size elektrik gerekli dediler ve seksenli yıllarda köyümüze elektrik getirdiler. Ama elektrikle ne yapacağımızı öğretmediler. İlk öğrettikleri şey: Kendinize bir televizyon alın ve ‘DALLAS’ı seyredin dediler. Çünki bizim Amerika’daki renkli yaşamı ve zenginlik uğruna oynanan oyunları, hırsızlıkları ve sahtekarlıkları öğrenmemizi emrettiler.

Suyunuz yok dediler, su getirdiler, ama bu suyu nasıl kullanacağımızı öğretmek yerine kısıtlı suyla bizi oyaladılar. Bağ, bahçe, tarla işlerinden kullanacağımız suyu hep kısıtladılar, kendimize yararlı ve yeterli hale gelmemizi engelleyerek oyunlar oynadılar.

Bunları genişletmek ve uzun uzun yazmak kitaplara sığmaz. Karşı çıkanlar da olabilir, ama gerçekleri anlamak için tarafsız düşünmek gerektiğine inanıyorum.

Eğer bizde bu şekilde düşünür ve önce kendimizi eleştirir ve yargılarsak daha iyi anlayacağımızı sanıyorum.

Bunlara kendi özelliklerimizi de eklemek gerektiğine de inanıyorum, çünki bizde bu gibi şeylere hiç itiraz etmedik, eleştirmedik, üzerinde düşünmedik, doğruluk ve yanlışlıklarını tartışmadık.

İşte bu yüzden diyorum ki ASİMİLASIONA uyum sağlamakla ne kadar başarılı olduğumuzu kanıtladık.

Ne mutlu bize değil mi?

İsmail Özşahin / Köln. 19.03.2004

 

Tüm Hakları Saklıdır. | All Rights Reserved | Copyright © 2020

 

Powered By Gopsen TV 

 

 

Facebookta paylaş

 

 

 

Mobil Sürüme Geçiş